Bu alemde sürekli, cansızlar hayata koşar... hayat, şuur ve idrake yürür... karanlık-ışık tenavübü, bir devr-i daim içinde döner durur... ve her şey, birbiri üzerinde basamaklaşarak gider bir marifet ufku teşkil eder... evet, bütün eşya ve hadiseler, tıpkı bir çağlayan gibi hiç durmadan sonsuza akar... kısaca her şey, hepimizin gaye-i hayali sayılan biricik hedefe varmaya çalışır... Varlık ve hayat bu şekilde kendi tekamül vetirelerini yaşarken, yürüyen merdivenlere uygun binilmediğinde ve dönen kapılar usulünce geçilmediğiinde başa gelen şeyler gibi, kainattaki umumi ahenge tevfiki hareket edilmeden gerçekleştirilmek istenen her teşeebbüsün de, "oluşum, gelişişim" ve tekamülden bir tekme yiyerek bir kenara itilmesi mukadderdir.
 |