Allah - Kainat - İnsan ve Nübüvvet
Başyazı
Günümüzde insanoğlu, onca ilmî inkişaf ve teknolojik gelişmelere rağmen, insan, kâinat ve maverâ-i tabiatla (tabiat ötesi âlemlerle) alâkalı hakikatleri hâlâ heceleyedursun, peygamberler, o fevkalâde donanımları, Hak nezdindeki özel konumları ve sürekli ötelerden bilgilendirilmeleri sayesinde, kimisi icmâlen, kimisi de tafsîlen, hem de binlerce yıl önce bu konular üzerinde ciddi ciddi durmuş ve her şeyi Sahibine bağlama çerçevesinde, söylenmesi gerekli olanların hemen bütününü ümmetlerine duyurmuşlardır.
|
|
Tefsirde Eski Yeni Tartışması
Hayreddin Karaman
Kur'ân'ı anlamak, ilâhî murada (Allah'ın ne demek istediğine) ulaşmak için yapılan çabalar iki kelime ile ifade edilegelmiştir: Bunlardan birincisi -aynı zamanda bir ilmin de adı olan- "tefsir", diğeri "te'vil"dir.
Lûgat mânâsıyla tefsir, "açmak ve açıklamak" demek olup, "maddî bir şeyin üstünü açıp ortaya çıkarmak" mânâsına da gelmekle beraber daha ziyade, "mânâyı açmak, açık hâle getirmek" anlamında kullanılmaktadır. Kelimeye bu mânâda Kur'ân'da da yer verilmiştir (Furkan sûresi, 25/33).
|
|
Kur'an'ın Evrenselliği ve Tarihselci Yaklaşım
Ergün Çapan
Kur'ân'ın mûcizevî olan lâfzını bütünüyle tarihsel görerek onun lâfzından bağımsız genel ilkelere ulaşmayı hedeflemek, neticede Kur'ân'ı bütünüyle devre dışı bırakma anlamına gelir. Çünkü böyle bir yaklaşım, metne bağlı kalmaksızın Allah'ın maksadını tespit etmeye çalışarak ortama uygun özel hükmün insan tarafından konulmasını teklif etmek, yani bahis mevzuu adalet, şefkat, hakkaniyet vs. gibi ilkelerin mahiyet ve çerçevesini, uygulanış keyfiyeti ile ilgili nassları bir kenara bırakarak, onları dönem dönem kişilerin anlayışına göre uygulamaya yol açmak demektir. Bu durumda, Kur'ân'da hükmü açık ve kesin olup yoruma meydan bırakmayan âyetlerin hükümleri ve metnin getirdiği özel hükümler bir kenara bırakılarak, keyfî yorumlama ve hüküm koymaya kapı açılmaktadır.
|
|