Dar Bir Çerçevede Din ve Vicdan Hürriyeti
Başyazı
Peygamber Efendimiz (S.A.V) ta baştan itibaren değişik din mensuplarına fevkalâde bir müsamaha ile yaklaşmış, bu hususta olabildiğine yumuşak davranmış, arkasındakileri o istikamette sürekli motive etmiş ve onları ümmet-i vasat (örnek millet olmanın hakkını eda etmeye çağırmıştı. Müslümanlar her zaman bu çağrıya uymuş, bazı dönemlerdeki bir kısım dar görüş ve dar vicdanların sert ve bağnazca tutumları istisna edilecek olursa, hep hoşgörülü davranmış, başkalarının farklı inanç ve felsefelerine saygılı olmuş ve kat'iyen düşünce,inanç ve diyanetlerinden ötürü kimseye baskıda bulunmamışlardı, bulunmazlardı da...
|
|
Günümüzdeki Dini Meselelerde Kafa Karışıklığının Sebepleri
Ali Ünal
Günümüzdeki İslamî meseleler üzerinde konuşurken yapılan en büyük hatalardan birisi de, Müslümanların problemlerinin temelinde siyasî-İçtimaî meselelerin yattığı, buna karşılık açık olması gereken içtihad kapısının açık tutulmadığı düşüncesidir.
İçtimaî çöküşlerde ana faktör, bir toplumda, halka sirayet etmekle birlikte, bilhassa ona yön verenlerde görülen gerçek iman ve amel noktasında zaafa düşülmesidir.
|
|
Kalbî Bir hastalık Olarak Tecessüs
Muhittin Akgül
Başkalarını gizliliklerinin araştırılmaması, dilden dile dolaştırılmaması, dolayısıyla onların ayıplanıp toplum huzuruna çıkamayacak bir konuma düşmemeleri ve dolayısıyla insanların kendisinden emin olduğu bir konumda bulunmaları, o kadar önemlidir ki, Hz. Peygamber (s.a.s), "Gerçek Müslüman, elinden dilinden Müslümanların emniyet ve esenlikte olup (zarar görmedikleri) kimsedir." (Buhârî, "İman", 4) buyurmuş, iki çene ve iki apış arası konusunda söz verip sözünü yerine getirene Cennet'te kefil olacağını bildirmiştir.
|
|