Adalet (2) | Başyazı
  
Şeytanî Âyetler Safsatası | Suat Yıldırım
  
Tebliğ Hizmetinde Ashâbın Fedakârlıkları | Davut Aydüz
  
Kur'ân'da 40 Yaş Duası | Ali Akpınar
  
Kur'an Kıssalarındaki Hikmetler | Muhittin Akgül
  
Bayram Düşünceleri | Yeni Ümit
  
Altın Nefesler | Başyazı
  
İslam Toplumlarında Kur'ân-ı Kerîm'in Yeri ve Açıklaması | Ferhat Acar
  
DÎNÎ VE SOSYO-PSİKOLOJİK AÇIDAN HASET | Musa Kazım Gülçür
  
Kültürümüzde Nar | Mustafa Kasımoğlu
  
Tehlîl Bir Paroladır | M. Selim Arık
  
Fatih Sultan Mehmed Devri Ateşli Silah Teknolojisi | Salim Aydüz
  
Kur'an ve Hadisler Işığında Yalan ve Zararları | Osman Oral
  
Kur'ân-ı Kerim'de İmana Vurgu ve Vicdanî Sorumluluk | Ahmet Güneş
  
Hz. Ebû Talha | Saim Arı
  

Hayatlarını inancın sihirli ikliminde yaşayıp, eşya ve hâdiselere dünden bugüne,bugünden yarına ötelerin güzelliklerine aralanan sırlı kapılardan bakabilenler için, peşi peşine aydınlıkların dört bir yanı saracağı ve bir baştan bir başa dünyamızın yeniden cennetlere döneceği aydınlık yarınlar o kadar yakın ve o kadar kat'idir.

Adalet (2)
Adalet (2)
Başyazı
İslam, birbirinden farklı, birbirine ters ve bağrında bir hayli de çatışma unsuru bulunduran bütün bu ifratlara ve tefritlere karşı –sırrı onu gönderene ait– bir denge ve adalet mesajıyla geldi; geldi ve teâruzları, tenâkuzları bertaraf ederek kendi evrensel âhengini tesis etti. Bu, bir mânâda o güne kadar devam edegelen aşırılıklara bağlı çatışmaların da sona ermesi demekti. Evet bu yeni din, bütün maddî–mânevî güçleri, dünya ve ukbâ hakikatini, fizik ve metafizikle alakalı gerçekleri bir vâhidin değişik yüzleri ve derinlikleri gibi görüyor; kâinât, insan ve hayatı doğru okuma üzerinde ısrarla duruyor ve her hususta insanlığa bir tevhid mesajı sunuyordu.
Şeytanî Âyetler Safsatası
Şeytanî Âyetler Safsatası
Suat Yıldırım
“Senden önce hiç bir resul veya nebî göndermedik ki, halkının hidâyetini umarak gayret gösterdiğinde, şeytan onun temennisi hakkında bir vesvese vererek, ümidini kırmak istemesin. Ama Allah, şeytanın attığı o vesveseyi giderir, sonra da âyetlerini sapasağlam, muhkem kılar. Zira Allah alîmdir, hakîmdir (herşeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir)” (Hacc, 22/52).
Tebliğ Hizmetinde Ashâbın Fedakârlıkları
Tebliğ Hizmetinde Ashâbın Fedakârlıkları
Davut Aydüz
Ashâb, "sahâbî" kelimesinin çoğulu olarak, sahabîler demektir. Sahâbî kelimesinin mânâsı ve kime sahâbî denileceği mevzuunda en tercihe şayân görüş, Hâfız İbn Hacer'e ait olanıdır. Ona göre sahâbî: "Allah Resûlü'nü (s.a.s.) görüp, az dahi olsa sohbetine eren, O'nu dinleyen ve bu ahd ü peymân içinde vefât eden mü'min insandır." (İbn Hacer, 1328, I:7) Bazıları, sahâbî sayılmak için Allah Resûlü'yle (s.a.s.) bir yıl, hattâ iki yıl birlikte olma şartını ileri sürmüşlerse de, cumhûra göre, Allah Resûlü'nün (s.a.s.) mübarek atmosferine giren ve o atmosferden kalbine ve rûhuna ilhamlar akseden, az buçuk O'nun nurlu ikliminden istifade edip ahde vefâ içinde ölüp giden her mü'min, sahâbî sayılacağında ittifak vardır. (Gülen 1994, 3:139-140)