Huzur Topluluğu | Başyazı
  
Canan ki Bir Melekti, Uçtu | Suat Yıldırım
  
Bizim Rönesans'ımız | Ayhan Tekineş
  
Yeni Din Görünümlü Hareketlerin Ortaya Çıkış Sebepleri | Ali Rafet Özkan
  
Bediüzzaman Darü’l-Hikmet’te | Muhsin Toprak
  
Sevde Binti Zem'a | Muhittin Akgül
  
Helâl Gıda Ve Gıda Maddelerinde İstihâle ve Tegayyür | Hamdi Döndüren
  
İslâm'da Savaş ve Barış | Davut Aydüz
  
Altın Nefesler | İbrahim Hakkı
  
Altın Nefesler | Aziz Mahmud Hudai
  
İslâm'ın Gayrimüslimlerin Mabetlerine Bakışı | Osman Güner
  
Doğu Kökenli Bazı Dinsel Düşünce ve Uygulamalar | Ali İhsan Yitik
  
Zikir ve Duada Esmâ-i Hüsnâ | Mustafa Yılmaz
  
Göz Nuru ve Gönül Meyvesi Çocuklarımız | Musa Hop (Hub)
  
Şâtıbî’ye Göre İlim Öğrenme Metotları | Hasan Yenibaş
  
Ebü'l-Hasan El-Harakânî | Abdulhakim Yüce
  
Hicret Öncülerinden: Ümmü Habibe | Selman Kuzu
  

İnananlar ve gerçeğin yolunda olanlar için,
mutlak huzursuzluk asla bahis mevzuu değildir.
Onlar her rahatsızlık ve tedirginliğin arkasında
dahi bir ümit ve emniyet bişareti alır ve
hâdiseleri gülerek karşılarlar.

Huzur Topluluğu
Huzur Topluluğu
Başyazı
Huzur, her mahfilde sözü edilen ve asla vaslına erilemeyen bir mahbub oldu. Esasen bu dert meyhanesinde, daima huzursuzluktan şikâyet edilmiş ve huzur adına türküler söylenmiştir. Ne var ki, her devirde meydana gelen yeni huzursuzluklar, bir evvelki devri aratmış ve “Hayali cihan değer” dedirtmiştir...
Canan ki Bir Melekti, Uçtu
Canan ki Bir Melekti, Uçtu
Suat Yıldırım
Halkımız Canan Hoca’yı muhteşem bir katılımla aslî vatanına teşyi etti. Bu öyle bir uğurlama idi ki, Ahmet Turan Alkan gibi bir edibimize ‘Canan’ın Cenazesinde’ başlıklı makaleyi yazdırdı: ‘Kimse hareket etmediği hâlde yüzlerce elin binlerce parmağından aldığı küçük dokunuşlarla tabut eller üzerinde uçar gibi, kayar gibi, yüzer gibi hareket ediyor.’ tasvirini yaptırttı.
Bizim Rönesans'ımız
Bizim Rönesans'ımız
Ayhan Tekineş
Tarihteki büyük değişimlerin birçoğu İlâhî vahiy ile şekillenmiştir. Vahiy, insanın elinden tutup yol göstermiş ve yeni bir hamle gücü aşılamıştır. Vahiyle bağların koparıldığı zaman dilimlerinde ise ya kaba kuvvet hükmetmiş veya insanoğlu aklın gölgesinde yol almaya çalışmıştır.