İNLEYEN BİR NÂY'IMDerd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh!
Kapında bir bahtı karayım Yâ Resûlallâh!
Umardım cemâl-i pâkinden hep tecelliler,
Bak şimdi; firâka sezâyım Yâ Resûlallâh!
İnlerken bir eyyâm ümîd-i feyzinle dâim,
Cürmümle o demde cüdâyım Yâ Resûlallâh!
Saçılır iklim-i pâkinden herkese rahmet,
Ben neden kuruyup solayım Yâ Resûlallâh!
Ne şevkti tüterken bûyun her dem seherlerde,
Bak şimdi, inleyen bir nâyım Yâ Resûlallâh!
Kabul kıl mücrimi, kovma kapından ne olur!
Kovarsan kime sızlanayım Yâ Resûlallâh!
Yanmışım isyanla, yakma hicranla Ey Nebî!
Penâhım Sen, kime varayım Yâ Resûlallâh!
Günah bana yaraşmaz, doğru... Af Sen’in şânın,
Sen varken kime dert yanayım Yâ Resûlallâh!
* * *
O'NUN ÜMMETİNDEN OL!Beri gel, serseri yol!
O'nun Ümmetinden ol!
Sel sel kümelerle dol!
O'nun Ümmetinden ol!
Sen, hiçliğe bakan yön!
Hep sıfır, arka ve ön!
Dosdoğru Kâbe'ye dön!
O'nun Ümmetinden ol!
Gel dünya, mundar kafes!
Gel, gırtlakta son nefes!
Gel, Arş'ı arayan ses!
O'nun Ümmetinden ol!
Solmaz, solmaz; bu bir renk...
Ölmez, ölmez; bir âhenk...
İnsanlık; hevenk hevenk,
O'nun Ümmetinden ol!
Gökte çakıyor haber,
Geber çelik put geber!
Doğrul yeni seferber,
O'nun Ümmetinden ol!
(1949)
N. Fazıl KISAKÜREK